...

Tanım

öğrenme aşaması


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

GEL...

aslında bilmez kimse, yine de bilmesin
gözlerimde tutulan gözyaşlarını,
içimde en gizli yerde barışsız ruhumun
kiminledir, bilmez kimse, savaşlarını
anlatmaya yetmez kelimeler seni
ne de hissedilen onca çileyi, aslında bilmez kimse, yine de bilmesin
gözlerimde tutulan gözyaşlarını,
içimde en gizli yerde barışsız ruhumun
kiminledir, bilmez kimse, savaşlarını
anlatmaya yetmez kelimeler seni
ne de hissedilen onca çileyi,
bir sesleniş mi bu?
arzu mu?
yoksa aşk mı?
nedir bunca acıya bedel olan duygu,
seni çağıran bi çare yürek mi?
yoksa, tapınan ruh mu?

...gel!
gel, kumral saçlarını rüzgarın taradığı can,
gel, elâ gözlerindeki uçurumlardan atlamaya korkmadığım adam,
gel, ruhumun isyanını delirten yürek,

aşk alfabesinin gizemini çözdüren gönül,
düşüncemin yetersizliğinde kaybettiğim hayâl,
aşkın altın saçlı yakamozlarına sarayım seni,
tüm dünyadaki sevdalar gelse bir araya,
ayaklansa ölmeyen aşklar, Leylalar Aslılar
sevebilir mi benim sevdiğimin milyonda biri?
gecelerime mehtap gibi doğdurduğum gözlerin,
ömrümün her demine katıp yudumladığım sen,

...gel!
gel, en durgun denizlerimde asi dalgalar yaratan rüzgar,
gel, en sakin şehirlerimi virane eden tayfun,
gel, en derinimdeki sönmüş yanardağlarımı volkan eden ateş,

çığ misali üzerime aşk diye yağan sevgili
dudaklarımı kanatan yaralar açtıran sevda,
gözlerimi akşam nöbetlerine dikip;
karış karış duvarlara kalbimin kanıyla yeminim diye süslediğim sen,
cihanı görmezden gelip, uğruna cenneti feda ettiğim,
en kör günahım gel;

insan evlatlığından reddedip kendimi, en deli yokuşlarına soluksuz tırmandığım,
zincirlere vurmana bile sessiz, nefessiz kaldığım,
okyanuslarla yarışan gözyaşlarıma inat,
ismini andıkça kor düşürüp canımı yaktığım sen,

...gel!
gel, korkularımın sırrına eren cesaret,
gel, beni bende hapsedip dünyamı cehennem eden esaret,
gel, gururumu kırıp yalvardığım tek asalet,

yüreğimin aşk mabedindeki tek ilâhı,
ruhumun hayattan hâlâ alacaklı olan ahı,
yalvarışımın son deminde duy beni
yaşamak için azmimin sarıldığı son silahı,

batan akşam güneşim, bıraktığın karanlığı sil,
yoksunluğundan beri inan bana gönlüm kör,
çıkış kapılarımın yol göstericisi tek ışığım,
derdine gönüllü yazıldığım,
hasretinin güzelliğiyle bile yaşayacağım sen,
...gel!
gel, şu anlamsız hayatımdan sakındığım tek emel,
gel, yıkılan onca hayalimin altındaki son temel,
gel, hâlâ nefes alışıma tek sebep,
gel, o aldığım nefesi zehir eden hasret,

daha fazlasına gücüm yok inan,
bazen sevmek için bile yetersiz zaman,
artık bu an, o son an gel!
gel, ölmek için kollarında yemin ettiğim,
ölüme gitmek için son engelim gel!
gel, uğruna her gün milyon kere can verdiğim,
son bir kez nefesimi paylaşmak için gel,
gel ki huzur içinde ölebileyim...

delirtmeden hasretin, içimi tüketmeden,
ömür ömrü can bedeni bitirmeden,
ben son dem feryadımı yitirmeden,
gel aşkım, aşk bildiğim, aşk dediğim gel!..

bir sesleniş mi bu?
arzu mu?
yoksa aşk mı?
nedir bunca acıya bedel olan duygu,
seni çağıran bi çare yürek mi?
yoksa, tapınan ruh mu?

...gel!
gel, kumral saçlarını rüzgarın taradığı can,
gel, elâ gözlerindeki uçurumlardan atlamaya korkmadığım adam,
gel, ruhumun isyanını delirten yürek,

aşk alfabesinin gizemini çözdüren gönül,
düşüncemin yetersizliğinde kaybettiğim hayâl,
aşkın altın saçlı yakamozlarına sarayım seni,
tüm dünyadaki sevdalar gelse bir araya,
ayaklansa ölmeyen aşklar, Leylalar Aslılar
sevebilir mi benim sevdiğimin milyonda biri?
gecelerime mehtap gibi doğdurduğum gözlerin,
ömrümün her demine katıp yudumladığım sen,

...gel!
gel, en durgun denizlerimde asi dalgalar yaratan rüzgar,
gel, en sakin şehirlerimi virane eden tayfun,
gel, en derinimdeki sönmüş yanardağlarımı volkan eden ateş,

çığ misali üzerime aşk diye yağan sevgili
dudaklarımı kanatan yaralar açtıran sevda,
gözlerimi akşam nöbetlerine dikip;
karış karış duvarlara kalbimin kanıyla yeminim diye süslediğim sen,
cihanı görmezden gelip, uğruna cenneti feda ettiğim,
en kör günahım gel;

insan evlatlığından reddedip kendimi, en deli yokuşlarına soluksuz tırmandığım,
zincirlere vurmana bile sessiz, nefessiz kaldığım,
okyanuslarla yarışan gözyaşlarıma inat,
ismini andıkça kor düşürüp canımı yaktığım sen,

...gel!
gel, korkularımın sırrına eren cesaret,
gel, beni bende hapsedip dünyamı cehennem eden esaret,
gel, gururumu kırıp yalvardığım tek asalet,

yüreğimin aşk mabedindeki tek ilâhı,
ruhumun hayattan hâlâ alacaklı olan ahı,
yalvarışımın son deminde duy beni
yaşamak için azmimin sarıldığı son silahı,

batan akşam güneşim, bıraktığın karanlığı sil,
yoksunluğundan beri inan bana gönlüm kör,
çıkış kapılarımın yol göstericisi tek ışığım,
derdine gönüllü yazıldığım,
hasretinin güzelliğiyle bile yaşayacağım sen,
...gel!
gel, şu anlamsız hayatımdan sakındığım tek emel,
gel, yıkılan onca hayalimin altındaki son temel,
gel, hâlâ nefes alışıma tek sebep,
gel, o aldığım nefesi zehir eden hasret,

daha fazlasına gücüm yok inan,
bazen sevmek için bile yetersiz zaman,
artık bu an, o son an gel!
gel, ölmek için kollarında yemin ettiğim,
ölüme gitmek için son engelim gel!
gel, uğruna her gün milyon kere can verdiğim,
son bir kez nefesimi paylaşmak için gel,
gel ki huzur içinde ölebileyim...

delirtmeden hasretin, içimi tüketmeden,
ömür ömrü can bedeni bitirmeden,
ben son dem feryadımı yitirmeden,
gel aşkım, aşk bildiğim, aşk dediğim gel!..


Tarih: 08:48, 8/1/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

keşke...

ANILARIM OLSA,AKLIMA GELİNCE ANIMSATTIKLARINI HİSSEDEREK YAŞAYABİLECEĞİM
BİR DUMANIM OLSA YANIMDA,SAKLANSAM DA AYNALARDA GÖRÜNMESEM O SOKAKLARDA
DÜŞLERİMDE O BULANIK CENNETİN BEYAZLIĞINI GÖRDÜĞÜMÜ SANSAM DA RAHATLASAM,DALSAM GİTSEM HAYATIN İÇİNE BIRAKARAK İÇİMDEKİ MELEĞİ
BİR YUDUMLUK YAŞADIĞIM HAYATIMDAN BİR YUDUM DAHA ALSAM TADINA VARMADAN
BİR KOKTEYL OLSA DA HERKESİN BEĞENDİĞİ BEN SEVMESEM
KARMAN ÇORMAN BİR KAOSLA BÖLÜNMÜŞ DÜZENİ BULSAM DA GEÇMİŞİ DEĞİŞTİRECEK GELECEĞİ YAŞAMAYA ÇALIŞSAM
BİRİ OLSA YANIMDA
ANLATTIĞI YALANLARI DİNLESEM DE GERÇEĞE DÖNSEM SANKİ


Tarih: 10:07, 28/12/2005
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

iyi ki...

Tüm güneyin sıcaklarını getirsen, ısıtabilir misin ki içimi... Ben bu gece gene sana üşüyorum… Gençken yaşamımızda her şey maviydi değil mi?

Hep oyunlardaki gibi olacak sandık yaşam... Kırıldık artık kırılan yerine konmuyor... Yaralar kapanır sanırdık... Bir sabah anında unutulur her şey...

Ben neden hala aynı ateşle yanıyorum ki sana... Yüreğime gizledim seni ve tüm isyanlarımı...

Biliyorum bu sefer de duyamayacaksın çığlıklarımı! Ben gene bildiğin üzere gene sessiz bir haykırıştayım… İçimde eski bir his var aşk... Unutmaya çalışıyorum seni...

Bir ara nasıl da tutkuyla sevdiğimi.. Beni sevdiğin yalanına inanmak istiyorum... Sana da söylediğim gibi:

"Güneş her gün biraz daha parlak doğarmış." Seni hayata bağlamak için nasıl da damarlarına kadar işlemeye çalışmıştım bu sözü...

Şimdileri, beni hayata bağlayan seni arıyorum... Sevgimde bencil olmadığımı bilirsin… Beni gene sevme, bu beni yaralamaz... Sen mutlu ol, bu bana yeter... Ama ne olur arada yaşadığını bilmeme izin ver… Kabuslarıma izin verme...

Ve şunu da unutma ki: Büyük bir aşkla bağlandığım sen; her zaman benim en iyi dostum olarak kalacaksın… Göz yaşın daha yüreğine inmeden ben yanında olacağım… Çünkü yüreğimde gizlisin sen… Hissetmeme imkan yok acıyan yanını… İçinde sakladığın o çocuğu benimle paylaştığın için sağol...

İyi ki tüm yaralamalarına rağmen, hayatıma girmişssin...

 


Tarih: 09:02, 25/12/2005
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->